Artık eskisi gibi türk filmlerine rastlayamadığımızdan mıdır yoksa bu filmlerin yayınlandığı saatler küçük kardeşin evde olmadığı zamanlara mı denk gelmektedir tüm bunların suçlusu bilgisayar+internet+konsol oyunları mıdır bilmiyorum ama geçen gün kardeşim “Küçük Emrah kim?” diye sordu.
Bu tarz sorularının cevaplarını veremiyorum ben hala. Ne bileyim şimdi hiç bilmeyen birine Susam Sokağı’nı, Bizimkiler’i anlatmak hele de bunu kardeşime anlatmak deveye hendek atlatmak gibi bir şey.
İşte o Küçük Emrah’ı sorduğunda ben cevap olarak “acıların çocuğu” dedim ilk başta. Bir de acıların çocuğunun ne olduğunu anlatma işi çıktı böylece.
Youtube’dan ilgili videoyu bulup izlettim kendisine. O gece babama gideceğimiz için muzurluk yapıp şarkıyı cep telefonuma yükledim. Şarkının grizgah kısmı 1 dakika kadar olduğu için iki arada bir derede mp3 kesip biçme işlemi yaptım. “Genel” tercihin zil sesini Acıların çocuğu olarak ayarladım en kaliteli halinden.
Sonra arabaya bindiğimizde bir şekilde babamın telefonumu çaldırmasını söyleyip zil sesiyle güldük eğlendik nostalji yaptık.
*
Sonra ben unuttum tabii o zil sesinin öyle kaldığını. Döneceğimiz gece ben önceden çantaları arabaya yerleştirmek için aşağıya indim. İşim bitti banklara oturup sigara içiyorum. İn cin top oynuyor zaten.
Tam sigaramı içerken derinlerden “Yıllar yılı dert yolunda ne ilk ne de sonuncuyum…” diye başladı şarkı çalmaya. Saf saf “hangi şarkıydı bu ya?” diye düşünürken “güvenlikçilerin telefon melodilerindeki son moda bu herhalde” diye dalga da geçtim üstüne. Sonra cebimin titrediğini anlamamla gülmemek için moraran bir Polsera’ya dönüşüverdim. Tepemde sokak lambası, acıların çocuğu ringasıyla ben; aman sabahlar olmasın. Güvenliğe rezil olmuşum falan umurumda değil
Ben yine unuttum tabi melodiyi değiştirmeyi. Eve geldiğimizin ertesi gecesi telefonumu salonda unutmuşum. Annem seslendi “Kızım telefonun çalıyor.” Gittim salona ama annem gülmekten konuşamıyor. “Ne olur açma azıcık daha çalsın nereden buldun yahu bunu?” diye söylenirken ben telefonu açtım. Arayan AbEschM olduğu için ve ben telefonu gülerek açtığım için konuyu o da öğrenip “Ne o ben arayınca Acıların Çocuğu mu çalıyor yoksa?” tepkisini verdi
Ve ben hala melodiyi değiştirmedim. 2-3 gündür bana telefon eden tek kişi AbEschM olduğu için “Acıların Çocuğu”, AbEschM ile bütünleşti beynimde aşağı yukarı
Şayet ringayı değiştirmezsem otobüste yaşayacağım gülme krizi ve rezilliği hayal dahi edemiyorum
Son günlerde;
şarkının sözlerinde yer alan “Söylemiyor kimse derman/ Öyle zor ki mutlu olmak” mısralarına zıt olarak bu kadar ufak bir şeyin beni ve çevremdekileri bu denli gülümsetmesi sebebiyle de Küçük Emrah‘a teşekkürü bir borç biliyorum
Sevgiler


