En son söyleyeceğimi en başta yazıyorum: Sanırım stres kaynaklı depresyonumu atmış bulunmaktayım.
Cidden son 2 haftamı hatta son 1 haftamı nasıl geçirdim inan olsun ki bilmiyorum. Geceleri ağlayarak uyanmalar mı istersiniz yoksa AbEschM ile oturduğumuz kafede gözümden şığır şıpır yaşların akması mı derseniz bilemem. İşin en garibi ise ben ağlamaya başladığımda ne zaman susacağıma karar veremiyorum. Bir de ağlarken ne kadar da rahatladığımı fark etmeye başlamıştım ki bu daha çok ağlamaya sevk ediyordu beni.
Şimdi ben İzmit te sınava gitmiştim ya hani… O sınavın sonucunu öğrenebilmek deveye hendek atlatmak gibi oldu benim için. Başarılı olacağıma emin olduğum bölümlerden başarısız, başarısız olurum dediklerimden başarılı olmam ayrı bir mevzu. Sonucun bekleme süresinde ağlamaktan gözümün kenarında, göz pınarımda böyle nohut kadar şişlik oluştu. Kremlerle, damlalarla indirebildim de bugün insan içine çıkabildim.
Sonra bugün şunu farkettim: Ben reading-okuma- ve listening-dinleme- bölümlerinde not alıyorum. Listeningde zaten alınıyor çoğunlukla da ben readingde de alıyorum. Malum sınav merkezi bana 1 adet kurşun kalem verdiği için ben listening kısmında 2 parçayı kaçırdım ne yazık ki kalem değiştirebilmek için. 1 tanesinin yarısıda kalemin tahtasıyla yazmaya çalışırken gitti. Kimseyi suçlamıyorum ama olsun hayırlısı böyleymiş diyorum artık.
Yapabileceğim çok bir şey yok benim çünkü. Aslında yapabileceğim tek şey korkularımdan arınmak.
Mesela ben sürekli “babam bir dünya para verdi. Alamazsam boşa gidecek o paralar.” diyerek kendimi yiyorum. Alternatif cevap babamdan geliyor: “Neden bunu dert ediyorsun ki? Ben aksine mutlu oluyorum senin için bir şeyler yapıyor olmaktan. Ya maddi manevi imkanlarımız buna izin vermeseydi?”
Sonra ben bir de şunu kafama takıyorum: “Alamazsam? Almalıyım.” Hep bir karamsarlık içinde yürüyorum. Cevap yine babamdan geliyor: “Kızım bir anne baba evladı için her şeyi yapar. Fakat ben senin bu stresine derman bulamam. Bir ebeveynin evladının derdine çare bulamaması çaresiz kalması ne kadar acı bilir misin? Çaresiz bırakma beni!”
Hah en çok kafama takılansa şimdi ben bu sınavı veremezsem iş yerine dönüş yapıcam. İş yeri=stres benim gözümde hep. Belki de beni en çok korkutan bu. En çok sıkan, geren, nefes almama engel olan şey… Pozitif bakmaya çalışıyorum işte bunun içinde. En azından lise mezunu olarak iş arama derdim olmayacak diye düşünüyorum.
Evet evet bugün oldukça pozitif bir gün benim için. Stres stres nereye kadar değil mi?
Yazacağım bir kaç şey daha vardı da cidden unuttum. Bu kadar olsun artık napalım




5 Yorum var
canim butun aklim sende ariyorum ulasamiyorum cok merak ettim bugun gene aricam opuyorum iraz
Tabi canım at şu stresi sıkıntıyı üzerinden, yüzün gülsün.
Bu arada tek kullanımlık macunlu diş fırçası varmı gerçekten ondan bahsetmemişsin yazıda ?
Ben espriyimi anlamadım yoksa ?
Gerçekten de tek kullanımlık macunlu diş fırçaları var tatlım
Masamın üzerinde duruyordu bir tanesi
O sebepten başlığı öyle yazdım
Tek kullanımlık diş fırçası diye birşey mevcut,hatta bende bir mantıcıda karşılaşmıştım.kullandım ve çok memnun kaldım.yazdığım yazıda burada.
http://www.nesliakcay.com/2009/04/sihirli-dis-frcas.html
üreticisi ve dağıtımcısısa buradaymış:)
http://www.sihirlidisfircasi.com
buradan deniz bey2le iletişim kurmuştum bilgi almak için,dinlenme tesislerine otomat kuruyorlarmış ve diş hekimlerine,restoranlara promosyon olarak yapıyorlarmış.
bu kadar bilgi yeter sanırsam:)
Öncelikle sınavlarında başarılar dilerim, yalnız bizim fırça gibi şu tek kullanımlık hayatımızda strese fazla yer vermemeni de tavsiye ederim.
Başlık için teşekkürler…
Tek kullanımlık diş fırçası için;
http://www.sihirlidisfircasi.com