Benim bu yazıyı 19 Aralık 2009 günü eve gelir gelmez yazmam gerekiyordu ama o gün üzerimde hem yol yorgunluğu hem sınav yorgunluğu vardı. Ardından da derstir şudur budur koşturmaktan bugüne kaldı ki laf aramızda kalsın ben bu sınav merkezi incelemelerini sıcağı sıcağına yazmayı çok ama çok daha fazla seviyorum ve keyif alıyorum.
Şimdi bu yazı ne kadar uzun olur bilmiyorum belki gereksiz detaylarla doludur onu da bilmiyorum. Ben yaşadığımı yazarım. Siz size yeteceği kadarını alırsınız. Yazıda yer vermediğim yada unuttuğum soruları sorarsınız cevaplarım
Anlaştık?
İlk önce İstanbul değil de İzmit’teydim bu defa. Neden? Tabiiki de İstanbul’da yer kalmamıştı. En iyi alternatif İzmit’ti.
Bu arada değinmeden geçemeyeceğim sevgili ETS.org’da sınav tarihlerine bakarken bir adet sınav merkezi BURSA’da olmasına rağmen İSTANBUL seçeneğinde görünüyor. Aman dikkat edin.
Ben İzmit’i bilmem. Anca bir yerlerlere giderken geçmişizdir yolundan o kadar. Bu sebeple sınavdan 7-8 gün önce ÇADEM’in yani Çağdaş Diller Eğitim Merkezinin web sitesine girdim. Her şey iyi hoş aslanlar gibi iletişim sayfası ve mail kutucuğu da koymuşlar -ki ben o kutucuklara güvenmem-. Ben de mail attım kendilerine. İstanbul’dan geleceğimi ve detaylı bir yol tarifi yapıp yapamayacaklarını sordum kendilerine.
Gelen cevap sadece Sınav merkezinin şehir merkezinde olduğu ve arabyla mı yoksa otobüsle mi geleceğimi sormalarıydı. Ben de arabayla geleceğimi söyledim ve adres tarifini rica ettim yeniden. Ses soluk yok…
Telefon edemez miydim? Ederdim tabii ki. Fakat benim şahsi fikrime göre kişi yada kurum info yada bilgi adı altında bir mail adresi açıyorsa açmayı bildiği gibi kontrolünü de yağmayı bilecek. Yok sen bunu yapmıyorsan ben senin bu işlevi sadece “herkeste var bizde de olsun” mantığıyla yaptığını anlarım.
Kısacası İzmit dışından gidecekler mail falan atmayın direk telefon edin.
Ulaşımla ilgili bir kaç konuya daha değinirsem eğer ÇADEM in bulunduğu cadde sabah saat 10:00 dan sonra araç trafiğine kapalı bir cadde. Cadde üzerinde araç park edebileceğiniz bir alan yok bol bol otoparkları var ama İzmitin anladığım kadarıyla ve açıkçası İstanbuldakilere oranla çok da normal fiyatlarda değiller. Diğer bir konu belki biz oraları bilmediğimizdendir bilmiyorum ama mevzu bahis caddedeki sokaklar gerçekten de çok dar. Yol kenarına araç park edilmişse sokağa sapmak ve haraket etmek oldukça zorlayıcı.
Benim gibi İstanbul’dan gelen başka bir “candidate” ile konuştuğumda otobüsle geldiğini ve sınav merkezini bulmakda zorlandığını söyledi. Ki bunun ben biraz da kişiye bağlı olduğunu düşünürüm çoğu zaman neyse.
Şimdi sınav merkezi yada yada sınav olacağınız salon ÇADEMin adresini vermiş olduğu binada değil. Fakat siz o binaya gidiyorsunuz önce. Ben tam da olmam gereken saatten 5 dakika önce yani saat 09:25′de kapıdaydım. Kapı duvar… Bekliyoruz öyle. Saat 9:30 geçmişti ki bina açıldı. Daha doğrusu görevliler iş baı yaptı.
Normal şartlarda 09:30-10:00 saatleri arasında siz doldurmanız gereken kağıdı doldurursunuz, kaydınız alınır, fotografınız çekilir. Size bu yüzden 09:30 da binada olun der ETS. Biz saat 09:50ye kadar binada boş boş bekletildik. O binada tuvalet falan sormayın. Katlar arası kapısı açık tuvalet arıyorsunuz mel mel. Ben aradım oradan biliyorum.
09:50 gibi bir bey sınava girecekleri toplayıp ınav salonunun “yan binada” olduğunu söyledi. Açıkçası ben düşündüm ki kapıdan çıkıp sağa yada sola sapıcaz ve başka binaya gireceğiz. “Yan bina” tanımı nedir size göre???
Önde görevli arkada “candidate”ler yürümeye başladık. Sokaktan çıkıp caddeyi döndük. Araç trafiğine açık olan yoldan koyunlar gibi karşıya geçtik. 2 kat yukarı çıktık. Şöyle tarif edeyim bilginiz olsun: Asıl sınav salonları FEM binasının hafif çaprazında kalan Türk-İngiliz Derneğinde. Yada böyle bir adı vardı bilmiyorum ama binadanın 2 cephesinde bir psikiyatristin tabelası vardı.
Kantine alındık ve formları doldurmaya başladık. Tabii saat bu arada 10:00 1-2 dakika geçmiş durumda. ETSnin koyulan tüm kuralları burada inanılmaz abartılmış durumda.
Mendil alamıyorsunuz. Alıyorsunuz ama paketsiz ve sadece 1 adet. Özel iznim olmasına rağmen -rahatsızlığımdan dolayı- içeri su almam yasak!!! HAdi bunları geçtim. Bakın ben son 4 senede-ki neredeyse 5 oldu!!!- 1 tanesi PBT 2 tanesi CBT olmak üzere sanırım 10 a yakın TOEFL sınavına girdim ve her sınavda montumu içeri almama izin verildi. En olmadı ceplerim aranmıştır zaten.
Bilin bakalım burada ne oldu? Montların içeri alınması yasak dediklerinde ciddi ciddi OHA dedim. İçerisi her ne kadar standart sıcaklıkta tutulmaya çalışılsa da insanların soğuk algıları farklıdır ve ben o gün ince giyindiysem üşüdüğümde montu giyerim. Budur yani. Zaten kopya sokabileceğiniz bir sınav değil ki bu!!!
Dolap sistemi falan yok. Başka bir sınıfa alındık ve kişisel eşyalarımızı poşetlere koyduk ve isimlerimizi üzerine yazdık. A MAN NE GÜ VEN Lİ!!! Kapıyı kilitlediler Allah’tan.
Bir başka anormallik formları doldurmamız anında başladı: Bildiğiniz üzerine IBT ye girerken sınav merkezi size iki adet kalem ve 3 adet kağıt veriyor. ETSnin sınavla ilgili kurallar bölümünde bu kalemler tükenmez kalem olarak tanımlanır. Tükenmez kalem olayına takılmıyorum onu geçtim de bize 1 adet kurşun kalem verileceği söylendi. Bir de deniyor ki “ETS’nin kuralları bunlar arkadaşlar.” Yahu sınav başlangıcında karşınıza bir ekran geliyor ve o ekranda 2 kalem ibaresi yine yazar. Bu kadar olmaz dedim ses etmedim başıma geleceklerden habersizim nasıl olsa
Yine aynı esnada bilgisayar ekranlarında donma yaşanabileceği söylendi. “Üst üste nexte basmayın sınavınız heba olmasın 1 kere basın donarsa bekleyin.” dendi. Bu ETSDEN KAYNAKLANAN BİR SORUNMUŞ!!! Reset attıklarında düzeliyormuş. Endişelenmeye gerek yokMUŞ!!!
Şimdi birincisi ben ekranım donduğunda bilgisayarıma reset atıldığında “sınavım yandı bitti kül oldu.” diye endişelenmem. Çünkü zaten kaldığım yerden devam edeceğimi biliyorum da kaybolan konsantrasyonuma da reset atabiliyor musunuz abi diye sormak gelmedi de değil içimden.
İkincisi ben aynı donma problemi yüzünden ETS ile daha önce mail vasıtasıyla iletişim kurmuştum. ETS bunu kabul etmiyor. Daha doğrusu kendilerinden kaynaklanan bir sorun olarak görmüyor. Amerika’dan bahsediyoruz. Üç aşağı beş yukarı internet hızlarının bizimkinden 2 kat kadar daha iyi olduğunu biliyoruz. Yani bir kere daha tekrar ediyorum bu donma problemleri ETS den kaynaklanan bir şey değil. Tamamen sınav merkezi, sınav merkezinin bilgisayarları, sınav merkezinin veri alım gönderim hızı… Sonuçta bir sınav merkezi 10 bilgisayar başına 1 bağlantı da kullanabilir, 10 bilgisayara 10 ayrı bağlantı da alabilir. Bilgisayarınız donduğu zaman “ETS’den” bahanesine gülün geçin.
Daha önce hiç başıma gelmeyen bir uygulamayla daha karşılaştım bu merkezde. Şimdi önceki sınav merkezlerinde adaylar sıraya girer sırası gelen fotograf çekimi için içeri girer ve masa numarasını öğrenirdi. Burada isim sırasına göre çağırıldık. Belki bu konuda kendilerince doğruluk payı vardır ama bu sadece zaman kaybından başka bir şey değil…
Tüm bu gereksizliklerin ardından sırama oturabildim. Şimdi önce ben biraz sınav salonu anlatayım VARSA pozitif yanlarını anlatayım sonra negatif yönlerine geçeyim. 2 ayrı salon/oda var. Benim bulunduğum odada 6 bilgisayar vardı. Klima mevcut. Çok büyük olmayan ama çok da tıkış tıkış olmayan bir oda. Masaları tarif edebilmem imkansız. Yaşamak lazım
Negatif kısımlara geliyorum ve masadan başlıyorum:
Masanın derinliği mi derler neyse işte 1 tüplü monitörün sığacağı kadar. O koca monitörün yanına mousunuz konulmuş durumda. Alttaki ray çekmecede klavyeniz duruyor. Kasanız sol altta. Ayraç durumu var gibi yok gibi. Bir kere daha tekrar edeyim ki benim boyum 1.55. Ben klavyenin çekmecesini açtığımda rahatsız oldum. Bir erkek için hiç bir şekilde ergonomik değil.
Malum reading bölümünde klavyeye pek ihtiyacım olmadığı için rayı kapattım. Bu defa mouse erişme zorluğu başladı. Mousunuzun monitörün yanında ve monitöründe tüplü monitör olduğunu söylemiştim değil mi? Hah işte ben mousu verimli kullanabilmek için sandalyemi monitörün dibine kadar çekmek zorunda kaldım. Monitörle aramdaki mesafe 10 cm kadardı. Yakınen okudum readinglerimi yani! Bana mousu klavye rayına koyabilirdin önerisiyle gelmeyin. Benimde ona kafam çalışıyor ama gerçektende imkanlar dahilinde değildi. Yani 12 senedir bilgisayar kullanıyorum ben! Hakaret olarak algılarım
Ayraç ise masadan taşmıyor. Yine eski tip monitörün genişliğinde. Klavyenizi açtığınızda sandalyeniz daha geriye gittiği için yanınızdaki ekranı film izler gibi seyretmeniz gayet mümkün.
Gelelim şu mevzu bahis kağıt ve kalem olayına.
3 kağıt ve 1 kurşun kalem verildi bana. Kurşun kalemin ucu ise yarılanmış durumdaydı. Neyse dedim bitince yenisini isterim. İlk listeningimde kalemimin ucu bitti. Tahtasına sürte sürte yazıyorum artık o derece. Gelen giden yok. Elimi kaldırmam para etmiyor çünkü odada kamera YOK! Sadece fotograflarımızın çekildiği web-cam var ve elimi kaldırdığımda kimse gelmedi zaten. Hayır kamera vardıysa bile izlenmiyorum ben oradaki görevliler tarafından.
Ben 2 part arası olan 1 dakikalık sürede kendimi riske atarak odadan çıktım.
Sonra sınav kuralını çiğneyip sınav merkezinden çıktım.
Şöyle oldu: Karşılıklı 2 daire var. Bizim bulunduğumuz dairede sınav salonu var zaten. Karşı dairede Türk-İngiliz derneğine ait. Bizimle ilgilnen bayan görevli de orada bulunuyor. Yani ben sınav merkezim olan daireden çıkıp karşı daireye geçip kalem alıp -yine 1 tane!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! Ki kendilerini 2 kalem konusunda uyarmış olmama rağmen- yerime geçtim.
Ben bunu 3 kere tekrarladım! Çünkü odaya gelen giden yok. Tamam geliyorlar ama 10 dakikada bir falan değil. 20-30 dakikada bir!!!
Benim her hangi bir bölüm sırasında atıyorum bir lecture dinlerken kalemimin ucu kırılabilir. Bu durumda ben yedek kalemi kullanacağım değil mi? Ama yok! Görevli de yok ortada! Hayatımda gördüğüm en saçma en disiplinsiz durumlardan biriydi bu!
Ben kendi bilgisayarımda donma problemi yaşamadım. Fakat benim masamda bulunan modeme tüm bilgisayarların bağlı olduğunu anladığımda etmediğim dua da kalmadı hani. Arkamda oturan kızın bilgisayarına 4-5 kere reset atıldı. Önemli değil canım sorun ETSden kaynaklı nasıl olsa!!!! O garibim de aynı şekilde sınav merkezini terk ederek yardım istedi.
Bu şartlar altında sınavın 1. bölümünü tamamladım. 10 dakikalık aramda başka sorunlar beni bekliyordu
Araya çıktım ve montumu almak istediğimi söyledim. Cevap hayır. Gerekli açıklamamı yaptıktan sonra görevli gitti anahatarı aldı geldi açtı kendi torbamımı kurcaladığımı sordu ismimi yazdım ya -tabi burada başka bir ironi vardı adınız ne diye soruyor adımı söylüyorum poşeti okuyor ki o poşeti bende okuyabiliyorum kör değilim hiç kimliğime falan bakmadan tamam diyor- o kontrolden tamam aldım montumu aldım tuvalete gittim
Sigara içeceğiniz bir alan yok zaten. Tuvalette içerseniz içersiniz. Yakalanmayın tabi…




Bir Yorum var
ayyy ne kötü bi’ yermiş. bunları ETS’ye şikayet etmek lazım. Nasıl Bilmerk GRE’den çıkarıldı Bilge Adam oldu, onlar da çıksın madem kuralları yerine getiremeyecek.. Zaman geçiyor sonuçta insanları mağdur etmeye ne hakları var.