2009?-2010?

winter_present1_iconwinter_present4_iconwinter_present3_iconwinter_present2_iconwinter_present5_icon

Resimler Farmvilleden…

2009 bittiğine göre daha doğrusu ben bu yazıyı yazarken bitmek üzere olduğuna göre ben aslında ona mektup yazabilirim?!!

Öf saçma bir cümle oldu. Hani “2009 şöyleydi 2010 da şöyle olsun” temalı klişe(?) yazılar var ya hah işte bende yazıcam onlardan bir tane. Felaket şekilde deşarj olmam lazım zira benim!

Sevgili 2009!

Ben sana hiç bir şekilde alışamadım, önce onu belirteyim. Mart ayının sonuna kadar attığım her tarihte yıl ibaresi ya 2008 oldu ya 2010! Çok abartıp 2004 yazmışlığımda olmuştu bir kere.

Geldiğini kabul etmemekten ziyade, varlığını bile anlamadım ben bu yıl. Aylarına, günlerine falan takıldım. Senin gelişin sebebiyle yediğim kestaneli pilavın tadı hala damağımda orası ayrı.

Senden daha fazla nefret ettiğim yıllar da oldu ama senin kadar unuttuğum bir yıl yoktu. Sen biraz da “hayatımdan bir sene daha geçiyor işte.” zırıltısıyla yaşadığım bir yıldın.

Ve 2009 seni cidden sevmedim.

Sendeki hiç bir önemli gün ve haftayı iple çekmedim mesela. Ne kendi doğum günüm çok heyecan yarattı bende ne kurban bayramı, ramazan bayramı tatilleri falan. Çünkü tatilim olmadı benim.Ben sürekli ders çalıştım saçma sulak bir şekilde!

Yılın ilk altı ayını bambaşka bir sınav alanına son altı ayını bambaşka bir sınav alanına ayırmama izin verdin ya!!! Ne diyeyim susuyorum!..

İşin garip tarafı korkunç bir sabır da hediye ettin bana. Arada bir mızırdasamda okullara heykelimin dikilmesine sebebiyet verecek kadar sabırla ders çalıştım. Gık demedim! GÖrdüğüm her inek resmiyle bütünleştirdim kendimi.

Biraz daha büyüdüm. Aslında biraz daha değil de öyle yordun ki beni sanki ben 20 yaş birden yaşlanıverdim bu sene. Tekrar teşekkürler.

Sene başında bir güzellik yapar gibi oldun. Yok yok o 2008e aitti pardon. Sene ortası diyeyim… Onu da burnumdan getirdin.

Şimdi gidiyorsun ya… Ben; sen gidiyorsun, bitiyorsun diye sevinemiyorum bile.

Varlığınla yokluğun bir değildi kabul ediyorum. Fakat sunduğun her olumsuzluğa ben boyun eğdim sesimi çıkartmadan. Koyun misali nereye çekersen oraya geldim bende otlamaya.

Şimdi öyle alıştırdın ki beni olumsuzluklarına

benim 2010 a dair hiç bir ümidim yok.

“Bu sene şunu yapacağım!” diye verdiğim bir kararım yok.

Çünkü ben yıl kavramı kaybolmuş biriyim sayende.

Bir çam ağacı süslemek kendimi suçlu hissetmeme, aldığım bir hediye onu haketmediğimi düşünmeme ve o hediyeyi istememe sebep oluyor.

Geçiş dönemi olarak kabul etmek istiyorum seni 2009!

İşte senin ne melem bir geçiş dönemi olduğunu da ancak 2010 da öğreneceğim ben.

Şayet 2010da güzel şeyler olursa senden sebep seni ” 2009 yılı benim ağzımın ortalık yerine salıncak kurup sallana sallana ağzıma m.çan bir yıldı.” diye hatırlayacağım.

Yok her şey zaten kötü bir haldeyken daha da kötüleşirse diyeceğim lafım yok daha.

*

Ve 2010!!!

Seni cidden güzel bir şekilde hatırlamak istiyorum ben.

Lütfen… Nolur…

Related Posts with Thumbnails
Bir yorum gönderin veya Bir geri izleme ekleyin

seperator

Yorum Gönder

Mail adresiniz asla bir başkası ile paylaşılmayacaktır. Gerekli boşluklar * ile işaretlenmiştir

*
*